Neredeyse iki aydır bloğuma hiçbir şey yazamadım. Çok mutsuzum. Yazamamamın en büyük sebebi işimin çok yoğun olması ve eve geldiğimde bilgisayarı bile açmak istememem. İkinci sebep ise biraz tembellik sanırım. Öncelikle bloğumun esas konusu oğlumdan özür diliyorum. Daha sonra da kendi kendime söz veriyorum her ay en az iki yazı yazacağım bloğuma.
Neyse 7. ayımızı tamamladığımızda aslında 6. aya göre çok değişen bir şey olmadı. Bu ay ek gıdaya alışma ayımız oldu. Diğer bloglarda da yazdığı gibi, çoğu annenin anlattığı ek gıdaya geçiş sancılı bir dönemmiş. Gerçekten de dakikalarca özenip yemek hazırlamanın sonucu yenen bir lokmacık olmamalı.
Doktor kontrolümüzde boyumuz kilomuz gayet yerindeydi. Yaklaşık 250gr kilo almış, 2 cm de uzamıştı bizimkisi. Katı gıdaya ve anne sütüne devam edecektik.
7. ayımız bitip de 8. aya girdiğimizde hayatımızın değişeceğinden haberimiz yoktu aslında. Sarp 7. ayın sonuna doğru köprü şeklinde elleri ve ayakları üzerinde durmaya başladı. Bu şekilde poposunu bir ileri bir geri oynatıp sallanıyordu. Bunu yaparken o kadar çok efor sarf ediyordu ki en sonunda mızmızlanarak kendini bırakıyordu. Bunun emekleme alametleri olduğunu anlamamız geç olmadı tabi. Yaklaşık 2 hafta bu şekilde devam etti. Sarp tam 7,5 aylıkken bir Eskişehir ziyaretimizde emeklemeye başladı. Evet babası ilk emeklemelerini göremedi, onun yerine dedesi gördü. Eskişehir'i ve dedesini bekliyormuş meğer bizimki emeklemek için. Tabi atılan o ilk adımlar bizi o kadar mutlu etti ki! Sarp için hala çok zordu bunu yapmak. Elleri ve ayakları henüz tam koordineli hareket edemese de, olduğu yerden istediği bir yere hareket etmek Sarp'ı da çok mutlu etmişti. Çok kısa bir sürede emeklemeyi geliştirdi bizimkisi. Tut tutabilirsen! Söylemeden geçemeyeceğim, ilk emeklemesi videoya çekilip hemen babasına gönderildi. Baba'nın cevabı hazır " vay üç kağıtçı :) "
Bunu takip eden iki haftada Sarp, önüne gelen kendinden uzun her şeye tırmanmaya başladı. Emekliyor, hedefe ulaşıyor ve tırmanmaya çalışıyor. Tabi daha çok acemi olduğundan elleri kayıyor ve burnu duvara çarpıyor. Ağlıyor. Kaç defa oldu bilmiyorum ama çocuğumun burnu bu arada baya bir sürttü :) Daha sonra tırmanmayı öğrendi ve dizlerinin üzerinde oturmaya başladı. İlk zamanlar dengede zor durdu ve kafa geri çok düştü ve yine ağladı. Dedim ya 7,5 aydan sonra hayatımız bir anda değişti.
Zaten 4 aydan beri bir yere tutunarak ayakta durabilen Sarp daha çok ayakta durmak istedi. Biz de koltuğa dayanarak durmasına destek olduk. Henüz sıralama denemesi yoktu. Olduğu yerde ayakta durması yetiyordu. Bir gün işten eve geldim ki, annem " bak bakalım oğlunun yeni marifetine" dedi ve koydu koltuğun kenarına. Bizimkisi başladı sıralamaya, tabi bende büyük coşku! Artık yürüyordu, evet tutunarak da olsa yürüyordu. Küçücük oğlum artık kendi kendine yürüyebiliyordu. Bu aşamadan sonra beklediğimiz şey tutunarak ayağa kalkması oldu. O da gecikmedi, Bir iki gün içinde bizimkisi poposunu kaldırıp önce hafif yatay ve yumuşak yastıklara tutunarak daha sonra da, koltuk ve yatağının korunaklarına tutunarak ayağa kalkmaya başladı. Tabi hemen yatağının içindeki parçayı alıp yatağın derinliğinin arttırdık.
Anlayacağınız, Sarp artık emekliyor, hedefe varıyor, elleri ile destek alarak doğruluyor ve sıralayarak ilerliyor.
Bir ay öncesine kadar bana hayal gelen şeyleri, Sarp yapabiliyor artık ve ben çok mutluyum. Allah'a şükrediyorum bana bu günleri gösterdiği için, dua ediyorum daha da ileride mutlu sağlıklı günlerimizi yaşatması için.
Süt sağmaya devam. Sahi Kurban bayramından sonra hepimiz hasta olduk. Sarp 2-3 günde atlattı. Ben 1 haftada annem 2 haftada atlattık. Bu süreçte sütüm bir miktar azaldı sanırım vücut dirençsiz kaldı. Humana Still Tea içmeye başladım. Sabah ve gece 2 kez. Bence çok işe yaradı, eski performansa kavuştum. Artık günde 2 kez süt sağıyorum. Kendi Nuk marka pompamı emekliye ayırdım. Arkadaşımdan aldığım Madela ile devam ediyorum. Kesinlikle çok daha iyi ve hızlı.
Evde tüm prizlere korumalık takıldı. Salonun ortasına büyük babaannenin yaptığı yün döşek konuldu. Kenarlara koltuğun minderleri sıralandı. Ortada ne varsa kaldırıldı. Ev tekrar Sarp'a göre düzenlendi.
Bu durumdan en çok nasibini alan annem oldu. Ben işteyken beş dakika bile yalnız bırakamıyormuş Sarp'ı. Zaten bizimkisi de sürekli emeklemek ve ayakta kalmak, yürütülmek istiyor. Dolayısı ile annem için yorucu günler başladı.
Hala anne baba bilmiyor. Yani demek istediğim anne babayı görünce aşırı sevinme, giderken ağlama, ağladığında anne baba isteme gibi durumlar yok :) Sadece son iki haftadır babaya ilgisi arttı. Uzun uzun bakıyor gülüyor babasına. Sanırım tanımaya başladı.
Hala dişimiz yok. Bir hareket de yok bekliyoruz.
Hala konuşamıyoruz :)
Uyku düzenimiz aynı devam ediyor. Sadece gündüz uykuları iyice kısaldı. İstisnalar hariç genelde 40dk uyuyup uyanıyor. Günde 2-3 kez bu şekilde uyuyor. 2 saatte bir uyuyan Sarp artık 2,5-3 saatte bir uykusu geliyor. E tabi büyüyor her geçen gün. Gece uykuları düzgün (maşallah) Gündüz işte olduğumdan gece bir defa da olsa kalkıp emziriyorum. Bu sayıyı Sarp arttırmadığı sürece gece emzirmelerini kesmeyi düşünmüyorum. ( Malum çoğu doktor ve uzman, artık gece emmesine gerek olmadığını söylüyor.)
Bebeği olanlar bilir. Bir bebek en tatlı en mis kokulu uyurken oluyor. Öpersiniz koklarsınız o ise göğsünüzde kucağınızda uyur... Bu tadı nasıl bırakırım ki ! Bazen Sarp ile uyuyorum geceleri sarılıyorum öpüyorum... Çok iyi geliyor.
Eee 2 ay yazmazsam olacağı bu. Bu kadar uzun yazı mı olur di mi?
Daha sık yazacağım bundan sonra bir daha söyliyorum :)
Sevgimle...
Özge.