Şöyle bir düşünelim, 21 yaşında üniversiteden mezun olup
çalışmaya başladım, biricik kocamla tanıştım, 25 yaşında evlendim, 26 yaşında
hamile kaldım ve 27 yaşında bir oğlum oldu. Şimdi evdeyim ve oğluma bakıyorum.
5. Ayımızı tamamladığımızda işe geri döneceğim. Bundan sonra hem iş hem çocuk
olacak hayatım. Eskiden yorgun argın eve gelmelerin üzerine bir de bebeyle
ilgilenme, uyutma oynama, besleme, sevme,
sabır gösterme gibi şeyler eklenecek. Şikayetçi miyim? Hayır! En başından
her şeyin zor olacağına ama bir o kadar keyifli olacağına kendimi hazırlamıştım
çünkü. Evet insan kendini bebek için hazır hissetmeli. Yoksa mutsuz olan çok
kişi gördüm. Ya da bebeğini doğurup anneye babaya bakıcıya bırakıp, sadece
doğurmakla kalan çok anne gördüm. Onlardan olmayalım (yın!) lütfen. 27 Temmuz 2012 Cuma
İşe Hazır mıyız?
3-5 aylık bebesini evde bırakıp işe başlamaya kim hazır olur
ki? Tamam genellemeyeceğim. Herkese gore farklılık gösterebilir. Malum bazılarımız
önce çocuk bazılarımız önce kariyer dedik, diyoruz bu hayatta. Bir de bunu
dengeleyenler var ya da ben öyle olduğumu düşünüyorum.
Şöyle bir düşünelim, 21 yaşında üniversiteden mezun olup
çalışmaya başladım, biricik kocamla tanıştım, 25 yaşında evlendim, 26 yaşında
hamile kaldım ve 27 yaşında bir oğlum oldu. Şimdi evdeyim ve oğluma bakıyorum.
5. Ayımızı tamamladığımızda işe geri döneceğim. Bundan sonra hem iş hem çocuk
olacak hayatım. Eskiden yorgun argın eve gelmelerin üzerine bir de bebeyle
ilgilenme, uyutma oynama, besleme, sevme,
sabır gösterme gibi şeyler eklenecek. Şikayetçi miyim? Hayır! En başından
her şeyin zor olacağına ama bir o kadar keyifli olacağına kendimi hazırlamıştım
çünkü. Evet insan kendini bebek için hazır hissetmeli. Yoksa mutsuz olan çok
kişi gördüm. Ya da bebeğini doğurup anneye babaya bakıcıya bırakıp, sadece
doğurmakla kalan çok anne gördüm. Onlardan olmayalım (yın!) lütfen.
Şöyle bir düşünelim, 21 yaşında üniversiteden mezun olup
çalışmaya başladım, biricik kocamla tanıştım, 25 yaşında evlendim, 26 yaşında
hamile kaldım ve 27 yaşında bir oğlum oldu. Şimdi evdeyim ve oğluma bakıyorum.
5. Ayımızı tamamladığımızda işe geri döneceğim. Bundan sonra hem iş hem çocuk
olacak hayatım. Eskiden yorgun argın eve gelmelerin üzerine bir de bebeyle
ilgilenme, uyutma oynama, besleme, sevme,
sabır gösterme gibi şeyler eklenecek. Şikayetçi miyim? Hayır! En başından
her şeyin zor olacağına ama bir o kadar keyifli olacağına kendimi hazırlamıştım
çünkü. Evet insan kendini bebek için hazır hissetmeli. Yoksa mutsuz olan çok
kişi gördüm. Ya da bebeğini doğurup anneye babaya bakıcıya bırakıp, sadece
doğurmakla kalan çok anne gördüm. Onlardan olmayalım (yın!) lütfen. 10 Temmuz 2012 Salı
3. Ayımızda neler yaşadık?
Sıkıntılı dönemi atlattık sanırım diye söze başlayabilirim...
Bebeğimiz daha önce de yazdığım gibi, 2680 kg doğmuş, 2580kg ile hastaneden çıkmıştık. 1. ayı 3690kg, 2. ayı 5.370kg, 3 ayı da 6.350 kg ile bitirdik. Boyumuz da 60cm e ulaştı. Sadece anne sütü ile devam ediyoruz. Maşallah bebeğim iyi kilo aldı ve gelişimi oldukça iyi.
İlk 1-2 ay süren emzirme-meme problemlerimiz sona erdi. Göğüslerdeki acıma ve şişkinlik hissi artık yok. Bu hissiyat azaldığında ilk başta sütüm mü azaldı diye bir korku yaşıyor insan oysa ki sütünüz zamanla artıyor.
2. ayımızın ortalarına doğru gaz problemimiz yavaş yavaş azalmaya başladığında Sarp gündüzleri 3 saat uyuyor 1-1,5 saat uyanık kalıyordu. Gece 2-3 defa emziriyordum. 2. ayımız bitip de 3. ayımıza girdiğimizde gündüz uykularımız düzensizleşti. 40 dk-1 saat uyuyor, uyanıyor ve emmek istiyordu. Evet tahmin ettiğiniz gibi büyüme atağı geçiriyorduk. Bu hem bebeğimin büyümesi hem de benim sütümün artması için gerekliydi. O emiyor, sürekli boşalan göğüslerim de süt üretmek için daha çok çalışıyordu. Bu süreçte çok şükür ki gece uykularımız etkilenmedi. Yine gece 2-3 defa emziriyordum. Bunun dışında bebeğim uyanmıyordu.
3. ayımızın son iki haftasında (memlekette olduğumuz 2 hafta) bebeğim iyice düzene girmeye başladı. Gündüz uykuları tekrar 2 saate çıktı, gece beslenmeleriniz 1 ya da ikiye düştü. Bu sırada artık çok hızlı emmeye başlamıştı. Eskiden 15-20 dk süren emmelerimiz yerini 5-10 dk ya bıraktı. Tabi ilk başlarda sütüm mü az, ya da acaba emmek istemiyor mu, yeteri kadar beslenemiyor mu endişeleri kilo alımının normal olması ile sona erdi. Miniğim sadece güçlenmiş ve kısa sürede memeden yeterli sütü içebiliyordu.
Bu arada sütün devamlılığını sağlamak için süt sağmaya devam ediyorum. Akşam 20:00-20:30 arası uyuyan Sarp bir daha uyanmıyor ve gece 23:00-23:30 gibi uyandırmadan emziriyorum. bu iki seanstan sonra göğsümde kalan sütü pompa ile boşaltıyorum. Ne kadar göğüslerimde doluluk hissi olmasa da oldukça sür çıkıyor, ilk seansta toplamda 50-60 cc, 23:00 seansında da (uykuda emdiği için çok verimli ememiyor) 70-80 cc süt sağabiliyorum. Bu sütleri de ileri de kullanmak üzere buzluğa atıyorum.
Bebeğim neler yapabiliyor;
* Ağzını kocaman açarak gülücükler atıyor. Hatta son zamanlarda sevinç çığlıkları duyabiliyorum.
*Göz teması kuruyor ve onunla konuştuğumda dikkatlice dinliyor, karşılık veriyor.
*Agu-Auuu- Uuuu şeklinde çeşitli sesler çıkarıyor.
*Yeni aldığımız Tinylove marka oyun halısında oynuyor, oyuncaklara uzanamasa da uzun uzun inceleyip aguluyor.
*Yüzüstü yattığında çok zorlarsa devrilip sırtüstü yatabiliyor.
*Kontrolsüz emdiğimiz için arada kusabiliyoruz.
*Ellerimizi tanımaya başladık elimiz sürekli ağzımızda.
*Tükürükten baloncuk devrimiz açıldı. Salyalarımız akmaya başladı.
*Beni ve babasını tanıyor. Görünce heyecanlanıyor.
Sevgimle
Özge...
Bebeğimiz daha önce de yazdığım gibi, 2680 kg doğmuş, 2580kg ile hastaneden çıkmıştık. 1. ayı 3690kg, 2. ayı 5.370kg, 3 ayı da 6.350 kg ile bitirdik. Boyumuz da 60cm e ulaştı. Sadece anne sütü ile devam ediyoruz. Maşallah bebeğim iyi kilo aldı ve gelişimi oldukça iyi.
İlk 1-2 ay süren emzirme-meme problemlerimiz sona erdi. Göğüslerdeki acıma ve şişkinlik hissi artık yok. Bu hissiyat azaldığında ilk başta sütüm mü azaldı diye bir korku yaşıyor insan oysa ki sütünüz zamanla artıyor.
2. ayımızın ortalarına doğru gaz problemimiz yavaş yavaş azalmaya başladığında Sarp gündüzleri 3 saat uyuyor 1-1,5 saat uyanık kalıyordu. Gece 2-3 defa emziriyordum. 2. ayımız bitip de 3. ayımıza girdiğimizde gündüz uykularımız düzensizleşti. 40 dk-1 saat uyuyor, uyanıyor ve emmek istiyordu. Evet tahmin ettiğiniz gibi büyüme atağı geçiriyorduk. Bu hem bebeğimin büyümesi hem de benim sütümün artması için gerekliydi. O emiyor, sürekli boşalan göğüslerim de süt üretmek için daha çok çalışıyordu. Bu süreçte çok şükür ki gece uykularımız etkilenmedi. Yine gece 2-3 defa emziriyordum. Bunun dışında bebeğim uyanmıyordu.
3. ayımızın son iki haftasında (memlekette olduğumuz 2 hafta) bebeğim iyice düzene girmeye başladı. Gündüz uykuları tekrar 2 saate çıktı, gece beslenmeleriniz 1 ya da ikiye düştü. Bu sırada artık çok hızlı emmeye başlamıştı. Eskiden 15-20 dk süren emmelerimiz yerini 5-10 dk ya bıraktı. Tabi ilk başlarda sütüm mü az, ya da acaba emmek istemiyor mu, yeteri kadar beslenemiyor mu endişeleri kilo alımının normal olması ile sona erdi. Miniğim sadece güçlenmiş ve kısa sürede memeden yeterli sütü içebiliyordu.
Bu arada sütün devamlılığını sağlamak için süt sağmaya devam ediyorum. Akşam 20:00-20:30 arası uyuyan Sarp bir daha uyanmıyor ve gece 23:00-23:30 gibi uyandırmadan emziriyorum. bu iki seanstan sonra göğsümde kalan sütü pompa ile boşaltıyorum. Ne kadar göğüslerimde doluluk hissi olmasa da oldukça sür çıkıyor, ilk seansta toplamda 50-60 cc, 23:00 seansında da (uykuda emdiği için çok verimli ememiyor) 70-80 cc süt sağabiliyorum. Bu sütleri de ileri de kullanmak üzere buzluğa atıyorum.
Bebeğim neler yapabiliyor;
* Ağzını kocaman açarak gülücükler atıyor. Hatta son zamanlarda sevinç çığlıkları duyabiliyorum.
*Göz teması kuruyor ve onunla konuştuğumda dikkatlice dinliyor, karşılık veriyor.
*Agu-Auuu- Uuuu şeklinde çeşitli sesler çıkarıyor.
*Yeni aldığımız Tinylove marka oyun halısında oynuyor, oyuncaklara uzanamasa da uzun uzun inceleyip aguluyor.
*Yüzüstü yattığında çok zorlarsa devrilip sırtüstü yatabiliyor.
*Kontrolsüz emdiğimiz için arada kusabiliyoruz.
*Ellerimizi tanımaya başladık elimiz sürekli ağzımızda.
*Tükürükten baloncuk devrimiz açıldı. Salyalarımız akmaya başladı.
*Beni ve babasını tanıyor. Görünce heyecanlanıyor.
Sevgimle
Özge...
3 Aylık Olduk...
Uzun bir aradan sonra merhaba...
Biliyorum arayı fazla açtım. Geçerli mazeretlerim var! Kırkımız çıktıktan sonra annem bizi oğlumla baş başa bıraktı. O günden beri ancak bebeğimle, evimle, kendimle ve kocamla ilgilenebiliyorum.
En son yazdığım yazılardan bu yana oldukça yol kat ettik. Annemin gittiği 1 hafta oldukça zorlandım. Bebeğim daha gaz problemlerini atlatamamış, ben evde 3 kişi olmaya fazlasıyla alışmıştım. Evde iki kişi kalınca kendimi fazlasıyla yalnız hissettim. Konuşacak kimse yoktu, ev işlerini yapacak, yemek yapacak, bebeğimle ilgilenecek kimse yoktu artık. Hepsi bana kalmıştı. Göz yaşlarıyla dolu 4-5 günden sonra bu duruma alışmaya başladım. Gündüzleri 2-3 seans, 1-2 saat uyku esnasında ben de evi toparlıyor, yemek yapıyor ve uyumaya çalışıyordum. Tabi bu oldukça yorucu ve bazen de sinir bozucu olabiliyordu. 2 hafta sonra bebeğimle Eskişehir'e gittik. 2 hafta Eskişehir'de kaldık. Benim için tatil havasında geçen bu Eskişehir kaçamağı en çok babamız için zor oldu. Bizden uzak kalmasına gönlüm hiç elvermese de, kendim ve bebeğim için en iyisi bir süre annemlerle kalmaktı.
Torun sevgisine hasret anneanne ve dede bütün gün bebeğimle ilgileniyor ben de arkadaşlarımla görüşüyor, gezip tozuyordum. Rüya gibi bir 2 haftadan sonra İstanbul' dönme vaktimiz geldi. İstanbul'a döndükten sonra kayınvalidem Sarp için mevlüt okutalım dedi ve geçtiğimiz hafta sonu Gebze'de mevlütümüzü okuttuk. Böylece oğlumun hem kırk hem de sünnet mevlütü aradan çıkmış oldu.
Şu an ne durumdayız neler yapıyoruz bundan sonraki yazılarımda paylaşacağım.
Sevgimle...
Özge
Biliyorum arayı fazla açtım. Geçerli mazeretlerim var! Kırkımız çıktıktan sonra annem bizi oğlumla baş başa bıraktı. O günden beri ancak bebeğimle, evimle, kendimle ve kocamla ilgilenebiliyorum.
En son yazdığım yazılardan bu yana oldukça yol kat ettik. Annemin gittiği 1 hafta oldukça zorlandım. Bebeğim daha gaz problemlerini atlatamamış, ben evde 3 kişi olmaya fazlasıyla alışmıştım. Evde iki kişi kalınca kendimi fazlasıyla yalnız hissettim. Konuşacak kimse yoktu, ev işlerini yapacak, yemek yapacak, bebeğimle ilgilenecek kimse yoktu artık. Hepsi bana kalmıştı. Göz yaşlarıyla dolu 4-5 günden sonra bu duruma alışmaya başladım. Gündüzleri 2-3 seans, 1-2 saat uyku esnasında ben de evi toparlıyor, yemek yapıyor ve uyumaya çalışıyordum. Tabi bu oldukça yorucu ve bazen de sinir bozucu olabiliyordu. 2 hafta sonra bebeğimle Eskişehir'e gittik. 2 hafta Eskişehir'de kaldık. Benim için tatil havasında geçen bu Eskişehir kaçamağı en çok babamız için zor oldu. Bizden uzak kalmasına gönlüm hiç elvermese de, kendim ve bebeğim için en iyisi bir süre annemlerle kalmaktı.
Torun sevgisine hasret anneanne ve dede bütün gün bebeğimle ilgileniyor ben de arkadaşlarımla görüşüyor, gezip tozuyordum. Rüya gibi bir 2 haftadan sonra İstanbul' dönme vaktimiz geldi. İstanbul'a döndükten sonra kayınvalidem Sarp için mevlüt okutalım dedi ve geçtiğimiz hafta sonu Gebze'de mevlütümüzü okuttuk. Böylece oğlumun hem kırk hem de sünnet mevlütü aradan çıkmış oldu.
Şu an ne durumdayız neler yapıyoruz bundan sonraki yazılarımda paylaşacağım.
Sevgimle...
Özge
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)