Uzun bir aradan sonra merhaba...
Biliyorum arayı fazla açtım. Geçerli mazeretlerim var! Kırkımız çıktıktan sonra annem bizi oğlumla baş başa bıraktı. O günden beri ancak bebeğimle, evimle, kendimle ve kocamla ilgilenebiliyorum.
En son yazdığım yazılardan bu yana oldukça yol kat ettik. Annemin gittiği 1 hafta oldukça zorlandım. Bebeğim daha gaz problemlerini atlatamamış, ben evde 3 kişi olmaya fazlasıyla alışmıştım. Evde iki kişi kalınca kendimi fazlasıyla yalnız hissettim. Konuşacak kimse yoktu, ev işlerini yapacak, yemek yapacak, bebeğimle ilgilenecek kimse yoktu artık. Hepsi bana kalmıştı. Göz yaşlarıyla dolu 4-5 günden sonra bu duruma alışmaya başladım. Gündüzleri 2-3 seans, 1-2 saat uyku esnasında ben de evi toparlıyor, yemek yapıyor ve uyumaya çalışıyordum. Tabi bu oldukça yorucu ve bazen de sinir bozucu olabiliyordu. 2 hafta sonra bebeğimle Eskişehir'e gittik. 2 hafta Eskişehir'de kaldık. Benim için tatil havasında geçen bu Eskişehir kaçamağı en çok babamız için zor oldu. Bizden uzak kalmasına gönlüm hiç elvermese de, kendim ve bebeğim için en iyisi bir süre annemlerle kalmaktı.
Torun sevgisine hasret anneanne ve dede bütün gün bebeğimle ilgileniyor ben de arkadaşlarımla görüşüyor, gezip tozuyordum. Rüya gibi bir 2 haftadan sonra İstanbul' dönme vaktimiz geldi. İstanbul'a döndükten sonra kayınvalidem Sarp için mevlüt okutalım dedi ve geçtiğimiz hafta sonu Gebze'de mevlütümüzü okuttuk. Böylece oğlumun hem kırk hem de sünnet mevlütü aradan çıkmış oldu.
Şu an ne durumdayız neler yapıyoruz bundan sonraki yazılarımda paylaşacağım.
Sevgimle...
Özge
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder