Kocacığımla 2006 Aralık'da tanışmış ve 2010 Mayıs'da evlenmiştik. Geçen 4 seneyi de doya doya yaşamıştık. O da ben de anı yaşamayı seven, ne olacağını çok düşünmeden hareket eden iki kişiydik. İki kova burcu ancak bu kadar uyumlu olabilirdi... Ne bir kavgamız ne de bir tartışmamız vardı bu 4 sene boyunca... İtiraf ediyorum kocacığımın etkisi büyük. Ne de olsa biz kadınlar biraz fazla takıyoruz her şeyi... Gezdik, eğlendik,yedik, içtik.. Eşimin askerlik macerasını da 5 ay ile atlattıktan sonra evlenme hazırlıklarına giriştik. 22 Mayıs-29 Mayıs çifte düğünle bir adımı daha atmış olduk hayatta... Zaten Eskişehir'de ki evimi 2002 senesinde üniversite için bırakmış, İstanbul'a yerleşmiştim.. 8 senedir bekar yaşamanın verdiği tecrübeyle, evlilik hiç zor gelmedi. Yemek, temizlik, ütü, alışveriş yapmaya kendi bütçemi yönetmeyi biliyordum. Eşimin de mükemmel uyumuyla evde daha da huzurlu günler yaşamaya başladık. Yine geziyor, yiyor içiyor ama evimizi de ayrı seviyorduk... Sinema izliyor, beraber yemek pişirip, şaraplarımızı yudumluyorduk... 1 seneyi böyle geçirdikten sonra zaten hali hazırda yapılmış planım olan :) bebek meselesi gündeme geldi... Annem 31 yaşındayken beni dünyaya getirmiş, hoş benden önce çok denemişler ama maalesef mutsuz sonlarla bitmiş... Bu durumun da etkisiyle genç anne olmak istiyordum. Çocuğumun yanında ablası gibi durayım, aramızda çok nesil farkı olmasın istiyordum... Hayat koşulları 26 yaşımda hamile kalmayı nasip etti... Şu anda 4,5 aylık bebeğini bekleyen bir anne adayıyım... Evet çok mutluyum... Geçen aylarımı ayrı bir başlıkta yazmak istiyorum...
Hayatımda aslında gerilere gidip ilk,orta,lise,unv. yıllarımı da yazmayı çok isterdim ama biraz zor görünüyor. Bu nedenle ben okuldan sonra 2. adım olan iş ve evlilik hayatımı burada yazabileceğim...
Sevgimle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder