Bebeğim büyüyor, zaman akıp geçiyor.
13. ayımızı da tamamladığımız bu günlerde bizim ufak bey artık laftan anlamaya başladı. :)
Gel diyoruz geliyor, git diyoruz gidiyor. Otur yat getir leri yapıyor.
Son zamanlarda kapaklara takmış durumda. Kavanoz ya da şişeyi veriyorum eline 5-10 dk onu açıp kapatıyor.
Poşetleri doldurum boşaltıyor. Ellerini daha iyi kullanabiliyor.
Annem sağolsun hergün parka çıkarıyor, bir gün parktaki dizi çekim ekibinden abilerle futbol oynamışlar, o gün bu gündür topa ayağıyla vuruyor, topun peşinden koşuyor. Sarp futbolu keşfetti.
İnek sütüne başladık, sorunsuz içiyor.
Ben artık şirkette süt sağmıyorum. Dolayısı ile gün içinde yemek aralarında annem günlük süt veriyor.
Tabi benim de sütüm azaldı. Sabah çıkmadan, akşam yatarken, gece de bir kez emziriyorum. Bakalım bu şekilde ne kadar devam edecek.
Hala 5 dişi var. Bu ara ağzı çok sulu yeni dişler bekliyorum. Artık biraz çıksa fena olmayacak.
Öpücük veriyor, öpücük ver dediğinde ağzını kocaman açıp öpüyor :) bayılıyorum.
Sonunda el çırpmayı ve el sallamayı öğrendi :)
Artık duygularını net bir şekilde belli ediyor. İstemiyorsa bağırıyor, istiyorsa işaret ediyor.
Biz otururken elimizden tutup bir yerlere götürmeye başladı.
Babasının bu ara işleri yoğun eve geç geliyor, Sarp da babasını az görüyor bu sebeple. Haftasonları babaya özlemle bakıyor, onunla oynamak istiyor sürekli. Sarp babasını özlüyor...
Dün anneler günüydü. Anne olarak geçirdiğim 2. anneler günü. Her an şükrettim onun varlığına. Bakışının, dokunuşunun var oluşun nasıl bir mücize olduğunu tekrar tekrar düşündüm.
İşte 1. anneler günüm..
Bu da 2. Anneler günüm..
Bu hafta ufak bir tatil yapacağız. Kemer'e gidiyoruz, Alara wing resort diye bebek dostu olduğunu duyduğum bir otel. Bakalım bizim bıdık 2. deniz macerasında neler yapacak :) Otelle ilgili yorumları da döndüğümde yazmaya çalışacağım.
Bu ayımız da böyle geçti.
Sevgiyle,
Özge.
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mayıs 2013 Pazartesi
20 Eylül 2012 Perşembe
Bebekle tatil...
Tabi ki de bebeğimizin nasıl bir durumda olacağını kestiremiyorduk. Huzurlu bir bebek mi yoksa yaramaz mız mız bir bebek mi? İkinci seçenek olursa tatil planlarımızı bir sonraki seneye erteleyecektik. Bu sebeple erken rezervasyon yaptırmadık ve durumu bekleyip görmeye karar verdik.
Sarp Bey hayatımıza girdiğinde her şey gayet yolundaydı. Uyumlu bir bebek olan oğlumuz yabancı bilmiyor, uyuyor ve en önemlisi emiyordu.
Hem bebeğin biraz büyümesi için hem de havaların biraz serinlemesi için yazın son aylarını bekledik ve Ağustos un son haftası Bodrum'a gitmeye karar verdik. Babaannemiz bize eşlik edecekti. Seçeceğimiz otel için tek kriterim denize yakın olması yönünde idi. Öyle de oldu. Hem yolculukta hem de gittiğimiz yerde rahat etmemiz için arabayla gitmeyi tercih ettik. Eşimin rahat araba kullanması için sabah 6-7 arası yola çıktık. Sarp Bey kah uyur kah uyanık, kah kendi dilinde konuşur halde yolculuğumuz devam etti. Emmesi için mola verdiğimizde kendi ihtiyaçlarımızı karşıladık. Yolculuk biraz uzun sürdü tabi böyle olunca, Artık son 1 saat bizimkisi ana kucağında oturmak bile istemedi.
Otelimize vardığımızda hepimiz duşumuzu aldık ve yemek yemeye gittik. Tabi sürekli kendi küvetinde yıkadığımız bebeyi küvetsiz yıkamak oldukça zor oldu. Hatta tatilin en zor anları diyebilirim. Genelde ağlayarak sonlandı banyo seansları.
Nedense hiç aklıma gelmemişti bu bebe akşam 8-9 arası uyuyor, ee kim başında bekleyecek. Tatile geldik , tatil yerinde otel odasında durulur mu hiç! Durulmaz, bebe gece öğününe kadar pusette uyutulur :) Saat 11-12 gibi ailecek odaya gidilir. Otelin verdiği park yatak hiç kullanışlı değildi, biz de bir yedek yatak istedik ve bebeyi orada yatırdık. Çok daha rahat oldu.
Sabah 7-8 arası uyanan bebe ile erkenden kahvaltıya gidilir, sabah uykusuna kadar kahvaltı yapılır, sahilde su sesi eşliğinde sabah uykusu geçirilir. Normalde 1-2 saat arası uyuyan bebe ana kucağında 45 dakika uyur ama olsun. Uyumadan önce sürülen Mustela güneş kremi tekrar uygulanır ve saat 12:00 ye kadar sahilde ailecek zaman geçirilir. Öğle yemeği yenir ve öğlen uykusu için odanın yolu tutulur. Öğleden sonra nöbetleşe odada kalınarak sahilin ve denizin tadı çıkarılır. Saat 17:00 den sonra bebeyle denize gidilir. Akşam kestirmesi de yorucu geçen 5 dakikalık (!) yüzme seansından sonra yine sahilde dalga sesleri eşliğinde yapılır.
Tabi ki de bebe denize sokulur. Gitmeden alığımız swimtrainer simit ile yüzme çalışmaları yapılır ve ilk günler suda ağlayan bebe diğer günler gülücükler eşliğinde suyun tadını çıkarır. Bıraksan badi ayaklarını çırpa çırpa yüzüp gidecek :)
Bir gece yanımızdan ayırmadığımız pompamız ile süt sağılır ve ertesi gece koca ile Bodrum gecelerine akılır. Bebe babaanneye emanet !
Hava değişikliğinden olsa gerek 4-5 gün kakasını yapmayan oğlum dönüş yolunda bu greve son verdi ve her bir durakta alt değiştirme seansları yapmak durumunda kaldık.
Keza dönüş de biraz zor geçti. Ana kucağında durmak istemeyen bebe yüzünden sık sık mola vermek durumunda kaldık.
Sonuç olarak bebeyle tatil ayrı keyifli.
Döndüğümüzde her şey kaldığı yerden devam etti. Düzenimiz bozulmadı.
Bolca pusette hafif sallantı ile uyuyan bebe, tekrar yatakta pış pışla uyur mu endişeleri yersiz çıktı.
Güneş çarpması, üşütme endişeleri yersiz çıktı.
Huysuzlanır tatilin tadı kaçar mı endişeleri yersiz çıktı.
Tabi bunda;
Sarp'ın anne sütünden başka bir besin almamasının verdiği kolaylık ve pratiklik
Bebenin düzeni bozulur diye kendimizi yıpratmak yerine herşeyi akışına bırakmak
Yanımızda dördüncü bir kişinin olması
gibi etkenlerin çok büyük etkisi var.
Anlayacağınız bir haftalık tatilden hepimiz mutlu mesut döndük.
Bir sonraki tatil geeeeel gellll :)
Not: 2. tatilimizi dağda kayak olarak yapmayı, bu defa da sıcaklar yüzünden ilk maceramızda kandıramadığımız anneanneyi yanımızda götürmeyi planlıyoruz.
Sevgimle,
Özge
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
