Merhaba,
Sarp ile günler su gibi geçiyor. Zaman akıyor Sarp büyüyor ben ise şaşkınlıkla izliyorum.
Her geçen günümüz farklı, her gün yeni bir hikaye vesselam :)
En son 8. ayın sonunda Sarp emekliyor ve sıralıyordu. Hayatımız çok değişmişti.
9. ayımızda da kendisini bu konularda çok geliştirdi ve tabiri caizse koşarak emekler ve sıralar oldu. Bütün oyuncakları kaldırdık çünkü hiç birisi ile ilgilenmiyordu. Tek derdi emeklemek sıralamak, dolapları açmak, karıştırmak, boşaltmak. En güzel yanı artık sürekli kucakta değil, e tabi 10kg lık Sarp'ı kucakta gezdirmek bizi oldukça yorardı. Tabi sıralamada ustalaşmakla kalmayıp, tek eliyle tutunurken diğer eliyle yerden oyuncağını almayı başardı. paralelde ellerini bırakıp sadece oyuncağı tutarak dengede kalmaya başladı. Tutunmadan geçen süre her geçen gün artıyordu. Tabi biz bu süreçte ellerinden tutup yürütüyor hatta dengede kalmaya başlayınca çağırarak yürümesine heveslendiriyorduk. Aslında yürüsün diye bir derdim yok ama bizimkisi 4-5. ayda ayakta durmak istediğini gördüğümde erken yürüyeceğini anlamıştım.
Vesselam, Sarp 10 aylık oldu ve artık kendi başına 7-10 adım atabiliyor. Elleri hala havada bayrak taşır gibi :) Çoğu zaman telaşlı yürümek yerine koşmayı tercih ediyor ve kendini karşısında bekleyenin kollarına atıyor. Yüzünde kocaman gülümsemesi ile, beraber yalnız yürüyerek hedefe ulaşmanın zaferini kutluyoruz.
Bu süreçte dört gözle beklediğimiz dişimiz de 4-5 gün önce kendini gösterdi. Üst sol ön dişi damağını yararak belirdi.. Diğerleri de yakındır. Bu sürece benim güçlü bebeğim hiç bir yan etkinin esiri olmayarak ilk diş mücadelesinden galip ayrıldı. Ne ateş, ne ishal, ne uykusuz gece... (maşallah :) ) Sadece biraz huysuzluk vardı o kadar. Bir de dişi çıkmadan 15 gün önce ağzının suyu da kesildi bilmiyorum herkeste böyle mi oluyor. Son 1 aydır eli ağzından hiç çıkmadı.
Katı gıda maceramız devam ediyor. Daha iyiye gidiyoruz. Kendi yemeklerimizi tuzsuz ve az yağlı salçalı yaparak Sarp'a veriyoruz. Uzun bir süre pütürlü gıdalar öğürmesine sebep oldu ama artık daha iyi. Çok yemiyor yani bence :) Ama yeterli olduğu kilosundan ve huzurlu olmasından belli.
Sarp şu an ayısı kikiyi, küçük topunu ve mavi eşeğimizi biliyor. yani oyuncakların içinden göstermesini istediğimde bu üç cismi seçip eline alabiliyor. Top atmaca oynuyoruz. Attığım topu alıp bana geri atıyor. Tabi en fazla 3-4 defa sonrasında sıkılıp başka şeyler yapmak istiyor.
Henüz konuşamıyor :) gelişigüzel baba, anni, annnininnii, mamamama , memememe gibi şeyler söylüyor.
Bizi tanıyor, yabancı birisi gördüğünde eğer sevmediyse ağlayabiliyor. Özellikle iri, sakallı gözlüklü erkekleri sevmiyor.
9. ayda gündüz 3 uyku olan uyku düzeni 10. ayda 2 uykuya düştü. Yaklaşık 1 er saatten gündüz 2 saat uyuyor. Akşam 20:00-20:30 arası uyuyor. Sabah 07:00-07:30 arası uyanıyor. Halen yatmadan, gece 23:30 ve 04:00 ve sabah 07:00 da emiyor. Katı gıdadan sonra uyku öğününü kesmek gerek diyor birçok uzman ama ben sütümün devamlılığı için emzirmeyi tercih ediyorum. Gün içinde zaten ememediğinden gece emmesini istiyorum. Memeye çok bağımlı olmadığından gece bu sebeple uyanmaları yok çok şükür. Uyku düzenimiz umuyorum büyüyünceye kadar böyle devam eder.
Sarp mutlu bir çocuk, uykusu yoksa gülüyor, oyun istiyor, oyun yaptığımızda karşılık veriyor. Kendi kendine bir süre takılabiliyor.
Yaş günü yaklaşıyor beni telaş sarıyor. İlk doğum günümüz güzel geçsin istiyorum. Araştırmalara başladım inşallah blogda paylaşacağım.
Sevgiyle...
Özge.
13 Şubat 2013 Çarşamba
2 Ocak 2013 Çarşamba
Güle Güle Sevgili 2012...
2011 Aralık ayının son gününde karnımda 5-6 aylık olan bebeğim, 2012 Aralıkta neredeyse 9 aylık yanımızdaydı ve biz 2013 tam bir çekirdek aile olarak girdik.
Hayatımda geçirdiğim en mutlu, en huzurlu yılbaşı gecesini geçirdim. Sarp saat 20:30 gibi uykuya dalmış biz de dostlar Merve&Mustafa çifti ile yemeğimizi yemiştik.
Bir kez daha anladım ki, oğlumuz hayatımızda verdiğimiz en doğru karar. Bir gülüşü için ben de kocam da canımızı vermeye hazırız. Canım oğlum seni çok seviyoruz. Nice nice yıllarda beraber olalım.
Ey dünya... Savaşlar olmasın... Masumlar ölmesin... Ormanlar yanmasın... Hayvanlar ölmesin... Huzur olsun! Sağlık olsun! Aşk olsun!
Sevgimle...
Özge...
9 Aralık 2012 Pazar
7. ve 8. aylar beraber...
Neredeyse iki aydır bloğuma hiçbir şey yazamadım. Çok mutsuzum. Yazamamamın en büyük sebebi işimin çok yoğun olması ve eve geldiğimde bilgisayarı bile açmak istememem. İkinci sebep ise biraz tembellik sanırım. Öncelikle bloğumun esas konusu oğlumdan özür diliyorum. Daha sonra da kendi kendime söz veriyorum her ay en az iki yazı yazacağım bloğuma.
Neyse 7. ayımızı tamamladığımızda aslında 6. aya göre çok değişen bir şey olmadı. Bu ay ek gıdaya alışma ayımız oldu. Diğer bloglarda da yazdığı gibi, çoğu annenin anlattığı ek gıdaya geçiş sancılı bir dönemmiş. Gerçekten de dakikalarca özenip yemek hazırlamanın sonucu yenen bir lokmacık olmamalı.
Doktor kontrolümüzde boyumuz kilomuz gayet yerindeydi. Yaklaşık 250gr kilo almış, 2 cm de uzamıştı bizimkisi. Katı gıdaya ve anne sütüne devam edecektik.
7. ayımız bitip de 8. aya girdiğimizde hayatımızın değişeceğinden haberimiz yoktu aslında. Sarp 7. ayın sonuna doğru köprü şeklinde elleri ve ayakları üzerinde durmaya başladı. Bu şekilde poposunu bir ileri bir geri oynatıp sallanıyordu. Bunu yaparken o kadar çok efor sarf ediyordu ki en sonunda mızmızlanarak kendini bırakıyordu. Bunun emekleme alametleri olduğunu anlamamız geç olmadı tabi. Yaklaşık 2 hafta bu şekilde devam etti. Sarp tam 7,5 aylıkken bir Eskişehir ziyaretimizde emeklemeye başladı. Evet babası ilk emeklemelerini göremedi, onun yerine dedesi gördü. Eskişehir'i ve dedesini bekliyormuş meğer bizimki emeklemek için. Tabi atılan o ilk adımlar bizi o kadar mutlu etti ki! Sarp için hala çok zordu bunu yapmak. Elleri ve ayakları henüz tam koordineli hareket edemese de, olduğu yerden istediği bir yere hareket etmek Sarp'ı da çok mutlu etmişti. Çok kısa bir sürede emeklemeyi geliştirdi bizimkisi. Tut tutabilirsen! Söylemeden geçemeyeceğim, ilk emeklemesi videoya çekilip hemen babasına gönderildi. Baba'nın cevabı hazır " vay üç kağıtçı :) "
Bunu takip eden iki haftada Sarp, önüne gelen kendinden uzun her şeye tırmanmaya başladı. Emekliyor, hedefe ulaşıyor ve tırmanmaya çalışıyor. Tabi daha çok acemi olduğundan elleri kayıyor ve burnu duvara çarpıyor. Ağlıyor. Kaç defa oldu bilmiyorum ama çocuğumun burnu bu arada baya bir sürttü :) Daha sonra tırmanmayı öğrendi ve dizlerinin üzerinde oturmaya başladı. İlk zamanlar dengede zor durdu ve kafa geri çok düştü ve yine ağladı. Dedim ya 7,5 aydan sonra hayatımız bir anda değişti.
Zaten 4 aydan beri bir yere tutunarak ayakta durabilen Sarp daha çok ayakta durmak istedi. Biz de koltuğa dayanarak durmasına destek olduk. Henüz sıralama denemesi yoktu. Olduğu yerde ayakta durması yetiyordu. Bir gün işten eve geldim ki, annem " bak bakalım oğlunun yeni marifetine" dedi ve koydu koltuğun kenarına. Bizimkisi başladı sıralamaya, tabi bende büyük coşku! Artık yürüyordu, evet tutunarak da olsa yürüyordu. Küçücük oğlum artık kendi kendine yürüyebiliyordu. Bu aşamadan sonra beklediğimiz şey tutunarak ayağa kalkması oldu. O da gecikmedi, Bir iki gün içinde bizimkisi poposunu kaldırıp önce hafif yatay ve yumuşak yastıklara tutunarak daha sonra da, koltuk ve yatağının korunaklarına tutunarak ayağa kalkmaya başladı. Tabi hemen yatağının içindeki parçayı alıp yatağın derinliğinin arttırdık.
Anlayacağınız, Sarp artık emekliyor, hedefe varıyor, elleri ile destek alarak doğruluyor ve sıralayarak ilerliyor.
Bir ay öncesine kadar bana hayal gelen şeyleri, Sarp yapabiliyor artık ve ben çok mutluyum. Allah'a şükrediyorum bana bu günleri gösterdiği için, dua ediyorum daha da ileride mutlu sağlıklı günlerimizi yaşatması için.
Süt sağmaya devam. Sahi Kurban bayramından sonra hepimiz hasta olduk. Sarp 2-3 günde atlattı. Ben 1 haftada annem 2 haftada atlattık. Bu süreçte sütüm bir miktar azaldı sanırım vücut dirençsiz kaldı. Humana Still Tea içmeye başladım. Sabah ve gece 2 kez. Bence çok işe yaradı, eski performansa kavuştum. Artık günde 2 kez süt sağıyorum. Kendi Nuk marka pompamı emekliye ayırdım. Arkadaşımdan aldığım Madela ile devam ediyorum. Kesinlikle çok daha iyi ve hızlı.
Evde tüm prizlere korumalık takıldı. Salonun ortasına büyük babaannenin yaptığı yün döşek konuldu. Kenarlara koltuğun minderleri sıralandı. Ortada ne varsa kaldırıldı. Ev tekrar Sarp'a göre düzenlendi.
Bu durumdan en çok nasibini alan annem oldu. Ben işteyken beş dakika bile yalnız bırakamıyormuş Sarp'ı. Zaten bizimkisi de sürekli emeklemek ve ayakta kalmak, yürütülmek istiyor. Dolayısı ile annem için yorucu günler başladı.
Hala anne baba bilmiyor. Yani demek istediğim anne babayı görünce aşırı sevinme, giderken ağlama, ağladığında anne baba isteme gibi durumlar yok :) Sadece son iki haftadır babaya ilgisi arttı. Uzun uzun bakıyor gülüyor babasına. Sanırım tanımaya başladı.
Hala dişimiz yok. Bir hareket de yok bekliyoruz.
Hala konuşamıyoruz :)
Uyku düzenimiz aynı devam ediyor. Sadece gündüz uykuları iyice kısaldı. İstisnalar hariç genelde 40dk uyuyup uyanıyor. Günde 2-3 kez bu şekilde uyuyor. 2 saatte bir uyuyan Sarp artık 2,5-3 saatte bir uykusu geliyor. E tabi büyüyor her geçen gün. Gece uykuları düzgün (maşallah) Gündüz işte olduğumdan gece bir defa da olsa kalkıp emziriyorum. Bu sayıyı Sarp arttırmadığı sürece gece emzirmelerini kesmeyi düşünmüyorum. ( Malum çoğu doktor ve uzman, artık gece emmesine gerek olmadığını söylüyor.)
Bebeği olanlar bilir. Bir bebek en tatlı en mis kokulu uyurken oluyor. Öpersiniz koklarsınız o ise göğsünüzde kucağınızda uyur... Bu tadı nasıl bırakırım ki ! Bazen Sarp ile uyuyorum geceleri sarılıyorum öpüyorum... Çok iyi geliyor.
Eee 2 ay yazmazsam olacağı bu. Bu kadar uzun yazı mı olur di mi?
Daha sık yazacağım bundan sonra bir daha söyliyorum :)
Sevgimle...
Özge.
Etiketler:
7 aylık bebek,
8 aylık bebek,
ek gıda,
emekleme,
sıralama
22 Ekim 2012 Pazartesi
Yarı yaşımız hayırlı uğurlu olsun!
Evet Sarp tam 6 aylık oldu. Zaman nasıl geçer diye başladığımız hikayede tam yarı yıl doldu. Her şey o kadar keyifli ve eğitici geçiyor ki. Evet Sarp ile hayat mükemmel. Her gün yeni bir şey öğreniyor. Her gün bana yeni bir şey öğretiyor. Gözlerimin önünde kendi dilince konuşuyor,yuvarlanıyor, ağlıyor.. Ama en güzeli taa gözlerimin içine bakıp bana gülüyor.
6. ayımızı da sadece anne sütü ile tamamladık. 450 gr alan, 2,5 cm uzayan Sarp artık 8,5 kilo, 68 cm. Her şey yolunda. Doktorumuz artık ek gıdalara başlayabileceğimizi söyledi. Sabah ev yapımı yoğurt, öğleden sonra sebze çorbası, akşam da meyve püresi verecekmişiz. Bana biraz ağır gelen bu menü ile ilgili deneyimleri paylaşacağım.
Şimdiye kadar tek bir gıdayı 3 gün boyunca verip eğer reaksiyon göstermiyorsa başka gıdalar ekleyerek devam edilmesi gerektiğini okumuştum.
Ana öğün hala anne sütü. Bu bir ay vereceğimiz katı besinler sadece mideyi alıştırma çalışmaları. Ek gıdalar ile ilgili ayrı bir yazım olacak burada detaya girmiyorum.
6 aylık Sarp neler yapabiliyor?
*Ayaklarını keşfetti, yakalıyor, çorap varsa çorabını çekiştirip çıkarıyor yoksa ayak parmaklarını yiyor.
*6. ayın dolmasına 10 gün kala yuvarlanmaya başladı. Sırtüstü durumdan yüzüstü duruma geçiyor. İlk anneannesi gördü ben işteyken. Odasındaki perdeye ulaşmak için poposunu devirebilmiş. Perde aşkına anlayacağınız :)
* Dolayısı ile yatarken kendi kendine sağa veya sola dönüyor. Henüz yüzüstü uyumanın zevkini keşfedemedi.
*Artık desteksiz oturabiliyor. Sağa sola uzandığında devriliyor ama olduğu yerde çok güzel oturup oyuncakları ile oynuyor.
*Henüz dişimiz yok. Ama elimiz sürekli ağzımızda kaşıyoruz. Salyalarımız her yerde.
*Ufacıkken ayaklarının üzerine basan Sarp Bey'i her gün az az yürütüyoruz. Çok hoşuna gidiyor.
*Kendi kendine konuşmalar devam.
*Uyku düzenimizde sıkıntı yok şimdilik. Maşallah diyerek bu şekilde devam etmesini umuyoruz.
Şimdilik bu kadar. Zaman çabuk geçiyor ve oğlum çok hızlı büyüyor....
Sevgimle.
Özge...
6. ayımızı da sadece anne sütü ile tamamladık. 450 gr alan, 2,5 cm uzayan Sarp artık 8,5 kilo, 68 cm. Her şey yolunda. Doktorumuz artık ek gıdalara başlayabileceğimizi söyledi. Sabah ev yapımı yoğurt, öğleden sonra sebze çorbası, akşam da meyve püresi verecekmişiz. Bana biraz ağır gelen bu menü ile ilgili deneyimleri paylaşacağım.
Şimdiye kadar tek bir gıdayı 3 gün boyunca verip eğer reaksiyon göstermiyorsa başka gıdalar ekleyerek devam edilmesi gerektiğini okumuştum.
Ana öğün hala anne sütü. Bu bir ay vereceğimiz katı besinler sadece mideyi alıştırma çalışmaları. Ek gıdalar ile ilgili ayrı bir yazım olacak burada detaya girmiyorum.
6 aylık Sarp neler yapabiliyor?
*Ayaklarını keşfetti, yakalıyor, çorap varsa çorabını çekiştirip çıkarıyor yoksa ayak parmaklarını yiyor. *6. ayın dolmasına 10 gün kala yuvarlanmaya başladı. Sırtüstü durumdan yüzüstü duruma geçiyor. İlk anneannesi gördü ben işteyken. Odasındaki perdeye ulaşmak için poposunu devirebilmiş. Perde aşkına anlayacağınız :)
* Dolayısı ile yatarken kendi kendine sağa veya sola dönüyor. Henüz yüzüstü uyumanın zevkini keşfedemedi.
*Artık desteksiz oturabiliyor. Sağa sola uzandığında devriliyor ama olduğu yerde çok güzel oturup oyuncakları ile oynuyor.
*Henüz dişimiz yok. Ama elimiz sürekli ağzımızda kaşıyoruz. Salyalarımız her yerde.
*Ufacıkken ayaklarının üzerine basan Sarp Bey'i her gün az az yürütüyoruz. Çok hoşuna gidiyor.
*Kendi kendine konuşmalar devam.
*Uyku düzenimizde sıkıntı yok şimdilik. Maşallah diyerek bu şekilde devam etmesini umuyoruz.
Şimdilik bu kadar. Zaman çabuk geçiyor ve oğlum çok hızlı büyüyor....Sevgimle.
Özge...
20 Eylül 2012 Perşembe
İşe başlayan bir garip anne...
1 aydı, 3 aydı, 5 aydı derken zaman geçip gitti. Ramazanı geçirdik, şeker bayramımızı kutladık ve tatilimizi yaptıktan sonra artık çalışma zamanı geldi.
4 Eylül Salı günü annem ve babam Eskişehir'den geldi. 6 Eylül Perşembe de iş başı yaptım. Saat 06:45 de uyanıp, Sarp'ı emzirdim, kalan sütü sağarak boşalttım. Tabi bir gün önceden dolaptaki stok sütlerden bir poşet çıkardık. Hazırlanıp evden ayrıldım. Ne yalan söyleyeyim çok zor olmadı. Çünkü Sarp uyumlu bir bebek. Dolaptaki sütleri emiyor, biberon ile ilgili sıkıntımız yok, uyku düzenimiz oluştu. Annem yalnız değil yanında babam var. Tüm bunların iç rahatlığıyla çok stresli olmayan bir iş gününe başladım. Ne zaman ki annem aradı pompanın bir parçasını evde unuttuğumu söyledi anladım ki aklımın bir kısmını evde bırakmışım :) Saat 11:00 gibi mecbur eve gitmek zorunda kaldım. Gittim bebeyi emzirdim, kalan sütü yine sağdım ve pompayı bütün halde alarak işe döndüm.
Öğleden sonra da 2 kez sütümü sağdım. İdari işler sorumlumuzun dolabında sakladığım sütleri akşam eve getirdim.
İlk gün hiç bir sorun çıkmamış, uykusunu uyumuş, sütünü içmişti. İçim daha da rahatlamıştı. Diğer günler de benzer şekilde devam etti. Eğer tüm gün ofisteysem saat 10:30, 13:30, 16:30 da olacak şekilde 3 defa süt sağıyorum. Bazen az geliyor süt bazen çok... Az geldiğinde açıyorum oğlumun videolarını izliyorum telefondan. Bence işe yarıyor hormonlar hareketleniyor :) İlk 1-2 gün bunu da taktım kafaya ama sonra geçti. Annem sağdığım kadarını veriyor eksik kalırsa dolaptaki stok sütlerden veriyor. Hatta şimdi sağdığım sütün bir kısmını içiriyor kalanını buzluğa koyuyor. bebeye de dolapta ki eski sütlerden çözdürüp veriyoruz. Çünkü sütlerin süresi geçmek üzere, hala 1. ayımızda sağdığım sütler var dolapta...
En zorlandığım üç konuya gelirsek;
İlki hiç bir kıyafetim olmuyor. Acil alışveriş yapmam lazım. 1-2 pantolon ve 1-2 gömlek-bluz dışında hiçbir şey olmuyor üstüme. Meğer ne cılızmışım doğumdan önce. Hayır şu anki kilomdan oldukça memnunum ama bu kıyafetsizlik beni çok yoruyor!
İkincisi, işim gereği dışarıda olmam gerekiyor. Dışarıda olduğumda süt sağmak çok zor. Toplantı saatlerini denk getirmek, İstanbul trafiğini yenip ofise gelebilmek, ya da bebek odası olan bir alışveriş merkezi bulup süt sağmak hepsi çok zor. Hatta çoğu bebek odasında priz yok. Sağılan sütlerin dolaba yetiştirilmesi daha da zor. Şimdilik bir tane bardak termos aldım. Sütü sağıp süt saklama poşeti ile içine koyuyorum, kenarlarına buz takviyesi yaparak ısınmasını engelliyorum. Neyse ki havalar yavaş yavaş serinlemeye başladı. Ofiste sağdığım sütleri şimdiye kadar süt saklama poşetlerine koyup eve getirdim. Ama baktım ki bu şekilde poşetle başa çıkmak çok zor. Avent'in Via kaplarından aldım, bugün geldiler. Daha kullanışlı ve ekonomik olacağını düşünüyorum.
Ve sonuncusu da, bebenin 5 dakikada yaptığı emme işini pompa ile yarım saatte yapmak. Günde 3 defa sağdığımı düşünürsek 1,5 saat eder. Beni işten atmazlarsa iyidir! Neyse ki müdürüm benden 4 ay önce doğum yaptı da halimden anlıyor!
İşte böyle iki haftayı geçirdim. Cuma günü evdeyim süt iznim var. Pek güzel, zaten hep derdim dört gün çalışalım üç gün tatil olsun diye gayet iyi oluyormuş :)
Bakalım bundan sonra neler yaşayacağız...
Buyrun bu da işin ilk günü oğlumdan ayrılmadan önce...
Neyse ki anneannesinin kucağında beni yolcu ederken, ben ona gülümsediğim de o da bana gülümsüyor ve o şekilde ayrılıyoruz. Bunun bir de ağlayarak ayrılma zamanları var değil mi!!
4 Eylül Salı günü annem ve babam Eskişehir'den geldi. 6 Eylül Perşembe de iş başı yaptım. Saat 06:45 de uyanıp, Sarp'ı emzirdim, kalan sütü sağarak boşalttım. Tabi bir gün önceden dolaptaki stok sütlerden bir poşet çıkardık. Hazırlanıp evden ayrıldım. Ne yalan söyleyeyim çok zor olmadı. Çünkü Sarp uyumlu bir bebek. Dolaptaki sütleri emiyor, biberon ile ilgili sıkıntımız yok, uyku düzenimiz oluştu. Annem yalnız değil yanında babam var. Tüm bunların iç rahatlığıyla çok stresli olmayan bir iş gününe başladım. Ne zaman ki annem aradı pompanın bir parçasını evde unuttuğumu söyledi anladım ki aklımın bir kısmını evde bırakmışım :) Saat 11:00 gibi mecbur eve gitmek zorunda kaldım. Gittim bebeyi emzirdim, kalan sütü yine sağdım ve pompayı bütün halde alarak işe döndüm.
Öğleden sonra da 2 kez sütümü sağdım. İdari işler sorumlumuzun dolabında sakladığım sütleri akşam eve getirdim.
İlk gün hiç bir sorun çıkmamış, uykusunu uyumuş, sütünü içmişti. İçim daha da rahatlamıştı. Diğer günler de benzer şekilde devam etti. Eğer tüm gün ofisteysem saat 10:30, 13:30, 16:30 da olacak şekilde 3 defa süt sağıyorum. Bazen az geliyor süt bazen çok... Az geldiğinde açıyorum oğlumun videolarını izliyorum telefondan. Bence işe yarıyor hormonlar hareketleniyor :) İlk 1-2 gün bunu da taktım kafaya ama sonra geçti. Annem sağdığım kadarını veriyor eksik kalırsa dolaptaki stok sütlerden veriyor. Hatta şimdi sağdığım sütün bir kısmını içiriyor kalanını buzluğa koyuyor. bebeye de dolapta ki eski sütlerden çözdürüp veriyoruz. Çünkü sütlerin süresi geçmek üzere, hala 1. ayımızda sağdığım sütler var dolapta...
En zorlandığım üç konuya gelirsek;
İlki hiç bir kıyafetim olmuyor. Acil alışveriş yapmam lazım. 1-2 pantolon ve 1-2 gömlek-bluz dışında hiçbir şey olmuyor üstüme. Meğer ne cılızmışım doğumdan önce. Hayır şu anki kilomdan oldukça memnunum ama bu kıyafetsizlik beni çok yoruyor!
İkincisi, işim gereği dışarıda olmam gerekiyor. Dışarıda olduğumda süt sağmak çok zor. Toplantı saatlerini denk getirmek, İstanbul trafiğini yenip ofise gelebilmek, ya da bebek odası olan bir alışveriş merkezi bulup süt sağmak hepsi çok zor. Hatta çoğu bebek odasında priz yok. Sağılan sütlerin dolaba yetiştirilmesi daha da zor. Şimdilik bir tane bardak termos aldım. Sütü sağıp süt saklama poşeti ile içine koyuyorum, kenarlarına buz takviyesi yaparak ısınmasını engelliyorum. Neyse ki havalar yavaş yavaş serinlemeye başladı. Ofiste sağdığım sütleri şimdiye kadar süt saklama poşetlerine koyup eve getirdim. Ama baktım ki bu şekilde poşetle başa çıkmak çok zor. Avent'in Via kaplarından aldım, bugün geldiler. Daha kullanışlı ve ekonomik olacağını düşünüyorum.
Ve sonuncusu da, bebenin 5 dakikada yaptığı emme işini pompa ile yarım saatte yapmak. Günde 3 defa sağdığımı düşünürsek 1,5 saat eder. Beni işten atmazlarsa iyidir! Neyse ki müdürüm benden 4 ay önce doğum yaptı da halimden anlıyor!
İşte böyle iki haftayı geçirdim. Cuma günü evdeyim süt iznim var. Pek güzel, zaten hep derdim dört gün çalışalım üç gün tatil olsun diye gayet iyi oluyormuş :)
Buyrun bu da işin ilk günü oğlumdan ayrılmadan önce...
Neyse ki anneannesinin kucağında beni yolcu ederken, ben ona gülümsediğim de o da bana gülümsüyor ve o şekilde ayrılıyoruz. Bunun bir de ağlayarak ayrılma zamanları var değil mi!!
5 Aylık olduk!
Aslında bu başlık neredeyse 2 hafta gecikmeli atıldı. Bunda tatilden gelmemizin, benim hemen akabinde işe başlamam ve işe adaptasyon sürecinde yaşadığım yoğunluk ve yorgunluğun etkisi var.
Bu sebepten ötürü kendime kızgın, bloğuma göz atanlara da suçluluk duygularımla yazıma başlıyorum.
Tabi ki de ilk olarak doktor kontrolümüzden bahsedelim. Bu ayki kilo alımımız son 4 aya göre biraz düşük. Toplamda 630gr alan bebe 7.950 gr ile 5. ayını tamamladı. Boyu da yaklaşık 1,5 cm uzayarak 64,8 cm olarak tarihe geçti. Kilo olarak 1 ay önde, boy olarak tam ayımızdayız. Anne sütü devam. Ek olarak annemin ısrarlarına rağmen doktorumuzun da net ifadesiyle ek hiçbir şey vermiyoruz. Dişini kaşıma için sert meyve ve sebzeler verilebilir.
Geçtiğimiz ayda neler yaptık?
Yüzüstü yatarken 90 derece sürünerek yön değiştirdi.
Kendi kendine mırıl mırıl inler halde uyumayı huy edindi.
Eğer isterse akşam saat 20:00-21:00 arası uyuduğunda, 23:00 deki uyku öğününden sonra sabah 06:00 ya kadar uyuyabileceğini gördük.
Eskiden çıkardığı agu seslerinin yerini farklı sesli harfleri sıralayarak bağırmak aldı.
5-10 saniyelik gülmeler, 1 dakika kadar kahkaha atarak gülmelere döndü.
5. ayımızı da bu şekilde tamamladık. Çok hızlı büyüyor. Zaman nasıl geçiyor farkında bile değilim.
İşe başladığım için annem geldi yanımıza ve ben bebeğimin her anını göremeyeceğim için 6. ayımıza biraz buruk başladım.
Sevgimle
Özge...
Bu sebepten ötürü kendime kızgın, bloğuma göz atanlara da suçluluk duygularımla yazıma başlıyorum.
Tabi ki de ilk olarak doktor kontrolümüzden bahsedelim. Bu ayki kilo alımımız son 4 aya göre biraz düşük. Toplamda 630gr alan bebe 7.950 gr ile 5. ayını tamamladı. Boyu da yaklaşık 1,5 cm uzayarak 64,8 cm olarak tarihe geçti. Kilo olarak 1 ay önde, boy olarak tam ayımızdayız. Anne sütü devam. Ek olarak annemin ısrarlarına rağmen doktorumuzun da net ifadesiyle ek hiçbir şey vermiyoruz. Dişini kaşıma için sert meyve ve sebzeler verilebilir.
Geçtiğimiz ayda neler yaptık?
Kendi kendine mırıl mırıl inler halde uyumayı huy edindi.
Eğer isterse akşam saat 20:00-21:00 arası uyuduğunda, 23:00 deki uyku öğününden sonra sabah 06:00 ya kadar uyuyabileceğini gördük.
Eskiden çıkardığı agu seslerinin yerini farklı sesli harfleri sıralayarak bağırmak aldı.
5-10 saniyelik gülmeler, 1 dakika kadar kahkaha atarak gülmelere döndü.
5. ayımızı da bu şekilde tamamladık. Çok hızlı büyüyor. Zaman nasıl geçiyor farkında bile değilim.
İşe başladığım için annem geldi yanımıza ve ben bebeğimin her anını göremeyeceğim için 6. ayımıza biraz buruk başladım.
Sevgimle
Özge...
Bebekle tatil...
Tabi ki de bebeğimizin nasıl bir durumda olacağını kestiremiyorduk. Huzurlu bir bebek mi yoksa yaramaz mız mız bir bebek mi? İkinci seçenek olursa tatil planlarımızı bir sonraki seneye erteleyecektik. Bu sebeple erken rezervasyon yaptırmadık ve durumu bekleyip görmeye karar verdik.
Sarp Bey hayatımıza girdiğinde her şey gayet yolundaydı. Uyumlu bir bebek olan oğlumuz yabancı bilmiyor, uyuyor ve en önemlisi emiyordu.
Hem bebeğin biraz büyümesi için hem de havaların biraz serinlemesi için yazın son aylarını bekledik ve Ağustos un son haftası Bodrum'a gitmeye karar verdik. Babaannemiz bize eşlik edecekti. Seçeceğimiz otel için tek kriterim denize yakın olması yönünde idi. Öyle de oldu. Hem yolculukta hem de gittiğimiz yerde rahat etmemiz için arabayla gitmeyi tercih ettik. Eşimin rahat araba kullanması için sabah 6-7 arası yola çıktık. Sarp Bey kah uyur kah uyanık, kah kendi dilinde konuşur halde yolculuğumuz devam etti. Emmesi için mola verdiğimizde kendi ihtiyaçlarımızı karşıladık. Yolculuk biraz uzun sürdü tabi böyle olunca, Artık son 1 saat bizimkisi ana kucağında oturmak bile istemedi.
Otelimize vardığımızda hepimiz duşumuzu aldık ve yemek yemeye gittik. Tabi sürekli kendi küvetinde yıkadığımız bebeyi küvetsiz yıkamak oldukça zor oldu. Hatta tatilin en zor anları diyebilirim. Genelde ağlayarak sonlandı banyo seansları.
Nedense hiç aklıma gelmemişti bu bebe akşam 8-9 arası uyuyor, ee kim başında bekleyecek. Tatile geldik , tatil yerinde otel odasında durulur mu hiç! Durulmaz, bebe gece öğününe kadar pusette uyutulur :) Saat 11-12 gibi ailecek odaya gidilir. Otelin verdiği park yatak hiç kullanışlı değildi, biz de bir yedek yatak istedik ve bebeyi orada yatırdık. Çok daha rahat oldu.
Sabah 7-8 arası uyanan bebe ile erkenden kahvaltıya gidilir, sabah uykusuna kadar kahvaltı yapılır, sahilde su sesi eşliğinde sabah uykusu geçirilir. Normalde 1-2 saat arası uyuyan bebe ana kucağında 45 dakika uyur ama olsun. Uyumadan önce sürülen Mustela güneş kremi tekrar uygulanır ve saat 12:00 ye kadar sahilde ailecek zaman geçirilir. Öğle yemeği yenir ve öğlen uykusu için odanın yolu tutulur. Öğleden sonra nöbetleşe odada kalınarak sahilin ve denizin tadı çıkarılır. Saat 17:00 den sonra bebeyle denize gidilir. Akşam kestirmesi de yorucu geçen 5 dakikalık (!) yüzme seansından sonra yine sahilde dalga sesleri eşliğinde yapılır.
Tabi ki de bebe denize sokulur. Gitmeden alığımız swimtrainer simit ile yüzme çalışmaları yapılır ve ilk günler suda ağlayan bebe diğer günler gülücükler eşliğinde suyun tadını çıkarır. Bıraksan badi ayaklarını çırpa çırpa yüzüp gidecek :)
Bir gece yanımızdan ayırmadığımız pompamız ile süt sağılır ve ertesi gece koca ile Bodrum gecelerine akılır. Bebe babaanneye emanet !
Hava değişikliğinden olsa gerek 4-5 gün kakasını yapmayan oğlum dönüş yolunda bu greve son verdi ve her bir durakta alt değiştirme seansları yapmak durumunda kaldık.
Keza dönüş de biraz zor geçti. Ana kucağında durmak istemeyen bebe yüzünden sık sık mola vermek durumunda kaldık.
Sonuç olarak bebeyle tatil ayrı keyifli.
Döndüğümüzde her şey kaldığı yerden devam etti. Düzenimiz bozulmadı.
Bolca pusette hafif sallantı ile uyuyan bebe, tekrar yatakta pış pışla uyur mu endişeleri yersiz çıktı.
Güneş çarpması, üşütme endişeleri yersiz çıktı.
Huysuzlanır tatilin tadı kaçar mı endişeleri yersiz çıktı.
Tabi bunda;
Sarp'ın anne sütünden başka bir besin almamasının verdiği kolaylık ve pratiklik
Bebenin düzeni bozulur diye kendimizi yıpratmak yerine herşeyi akışına bırakmak
Yanımızda dördüncü bir kişinin olması
gibi etkenlerin çok büyük etkisi var.
Anlayacağınız bir haftalık tatilden hepimiz mutlu mesut döndük.
Bir sonraki tatil geeeeel gellll :)
Not: 2. tatilimizi dağda kayak olarak yapmayı, bu defa da sıcaklar yüzünden ilk maceramızda kandıramadığımız anneanneyi yanımızda götürmeyi planlıyoruz.
Sevgimle,
Özge
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

